Eski bir Süleymaniye konağında sabahtan geceye uzanan keyif
04.01.2008 tarihli hürriyet gazetesi alıntıdır. Orası, daha doğrusu burası Ayrancı Sokağı diye bir yer. İstanbul’un en güzel sokaklarından biri. Harap olmuş ama tek parçası bile bozulmamış. Az biraz bozulan yerleri ise yakın zamanlarda, İstanbul’a çok emeği geçmiş olan Yılmaz Kuyumcu ve Fikret Evci adlı mimarlar tarafından tamir edilmiş. Botanik Bahçesi’nin yan bahçesine bitişik, Müftülük binasının arkasında ve Şeyhülislam Ahırları’nın önünde bulunuyor. Vefa’dan da girişi var. Vefa Bozacısı’nın önünden yolu hiç kaybetmeden devam ettiğinizde Ayrancı’ya çıkıyorsunuz. Küçükpazar’ın tam ortasından çıktığınızda, yokuşun hemen başında. Kasım Yenigün, bu şiir gibi sokağa adım attığında, burada çok yakın bir arkadaşına ait bir ev olduğunu hatırlamış. Ahbabına telefon açıp hangi bina olduğunu sormuş. Arkadaşları kapı numarasını söylediğinde, tam önünde durup hayran hayran baktıkları ev olduğunu anlamışlar. "Boş şimdi orası, lazımsa senin olsun" demiş. Kasım Bey ve Nesrin Hanım, ertesi gün arkadaşından anahtarı alıp 9 numaralı kapıdan eve ve yeni bir hayata ilk adımlarını atmışlar